6 Nisan 2013 Cumartesi
Güneşli bir haftasonu...
Bugün havanın güzelliğine dayanamayıp Can Baba ve Cihan Amca ile Gürpınar Sahile gittik. Düşüncemiz çok kalabalık olacağı ve doğru dürüst yürüyemeyeceğimizdi. Ancak cumartesi oluşuyla ilgili heralde, çok sakindi. Çok hoşumuza gitti. Doğa Selvi doya doya kaydıraktan kaydı ve sallandı. Yemek esnasında etraftaki köpeklere bakarken bizi hiç üzmedi, arabasında kuzu kuzu oturdu. Öyle iyi oldu ki...
Yarın Can ve benim için önemli bir gün. Birlikteliğimizin 10. yılı doluyor. 10 yıl ile kolay... Nasıl geçti bilmiyorum. Can'ım Seni hala çok seviyorum. 10 yıl sevgimize sevgi kattı ve bize minik prensesimizi getirdi. Umarım nazar değmez bize;)
16 Mart 2013 Cumartesi
Birazcık yakınma...Tamamen benle ilgili!
Doğa Selvi 16 buçuk ayını geride bıraktı ve bugünlerde biraz hasta. İlk antibiyotiğini malesef kullanmak zorunda kaldık. Bronşları dolmuş ve öksürüyor. Galiba rahat davranalım derken, hastalığa yakalandık. Doktor müptelası olmayalım, hemen soluğu doktorda almayalım dedik ama keşke:( ilk öksürdüğünde götürseymişim. Belki de ilerlemezdi. Bu da yine bir ders oldu bana. Birde sürekli pekmezli ılık su içirirdim gün içinde. Bu alışkanlığı da son zamanlarda es geçmeye başlamıştım. Kesinlikle mazur göremem ama o kadar plansız gidiyor ki yaşam... Sürekli günlük işlerle uğraşıyorum. 3 gün çalışmama rağmen hiç zamanım kalmıyor. Birde misafir oldu mu çok üzülerek söylüyorum ki Doğa Selvi'nin zamanından çalıyorum. Çünkü işten eve gelip yemek hazırlamam, evi temizlemem, mutfağı toparlamam, çamaşır yıkamam vs. vs. vs... gerekiyor. Doğa Selvi'yle vakit geçirirken de, Sevgili arkadaşım Esma blogunda bahsetmiş, hep aklımın geri planında yapacağım işler oluyor. Bunları farketmemi sağladığı için Esma'ya teşekkür ederim.
Anladım ki, benim bir öncelik sıralamam yok! Halbuki Doğa Selvi ve kendi sağlığım herşeyden önce gelmeli. Bu arada bende antibiyotik kullanıyorum, hastayım. Yani başka dertlerle uğraşırken kendimizden ödün veriyorum. Şöyle davranmak istiyorum. Çamaşır mı kalmamış, yarın yıkarım... Misafir mi gelecekmiş, dışardan söylerim... Ev mi dağınık, zaten toplasam da dağılacak... Ama, ama, ama.. Olmuyor! Yapamıyorum. Hayran oluyorum hem kendine vakit ayıran, hem evi her zaman düzenli, hem de dışarıda aktivitelerde bulunabilen kimselere. Ben banyo yapmak için bile zaman yaratmak zorunda kalıyorum.
Artık kendimizi düşünerek davranmaya çalışacağım. Umarım başarılı olabilirim.
30 Ocak 2013 Çarşamba
Doga Selvi 15 Aylik
Tatli cadim, minik kuzum 15.ayini da doldurdu keyifle. Gectigimiz ay hastalik ve azi dis sendromuyla gecsede bu ay guzel gecti.
Su an bizim icin en onemli gelisme kelime dagarciginin genislemesi. Bu ay ilk kezz kullandugi kelimeler; atta, hala, hayir.
10 Ocak 2013 Perşembe
Doğa Selvi 14 aylık
14 ay 10 gün...
Kızım büyüyor, bende öyle..
Büyüdüm büyüdüm bende anne oldum, annemin gözünde hiç büyümedim, annemin gözünde ben hep çocuktum....
Geçtiğimiz iki ay Doğa Selvi'yle yaptıklarımız;
Ben haftada 3 gün işe gitmeye devam ediyorum. Kızım benim eve gelişimi sabırla bekliyor. Ancak son bir kaç seferdir evden çıkışım çok zor oluyor. Gideceğimi anlıyor ve hiç bırakmak istemiyor.
Kelimeleri arttı: Anne- Baba- Dede- Teyze- Mama- Hoppa- Haydi- Dur- Al- Atta- Allah
Söylediğimiz çoğu şeyi anlayıp, komutları yerine getiriyor.
Kendi kendine oyunlar geliştiriyor. Yatağın arkasına eğilerek saklanıp, ayağa kalkıp bizi şaşırtıyor.
Geçen gün benim daha önce giydiğim panduflarımı alıp getirdi ve ayağıma giydirmeye çalıştı. Bugün de babasına aynı şeyi yaptı.
Kendi pis bezini altı değiştikten sonra mutlaka alıp çöpe kendisi atmak istiyor. Tabi bir süre çöp kutusunun içini inceleyip karıştırmak istiyor ama napalım:)
Ayrıca kakasını yapınca soruyorum," kaka yaptın mı? "diye. Eliyle gösteriyor ve beni temizlemem için odasına götürüyor.
Geçen günde elimden tutup odasına götürdü ve emmek istediğini anlattı bana. Yatağa yatıcakmışım o da ayakta emicekmiş:) Fantazi yapıyor çocuk...
Çok hareketli ve çok duygusal... Nasıl böyle olabiliyor inanamıyorum. Hayır kelimesinden hiç hoşlanmadığı gibi, özellikle babası ya da tanımadığı biri "hayır" dediğinde içleniyor ve ağlamaya başlıyor. Birden dudak sarkıyor ve yaşlar dökülüyor:( Ne yapıcaz onu düşünüyoruz kara kara. Artık kural koyma vaktimiz geldi, hatta geçti bile...
Ben kararsızım. 3 yaşına kadar özgür çocuk, sonsuz sevgi, hoşgörü, keşfedebileceği her şeyi sunmak bir yanda. Ancak artık her şeyi anlamaya ve kullanmaya da başladı, sınırları bilmesi gerekiyor.. Sınır ve kural koymamın ona olan sevgimi azaltmadığını göstermeye çalışıyorum. Bir şeye hayır dediğimde hemen farklı bir oyun geliştirip, dikkatini dağıtıyorum, ve özellikle eğlendiriyorum. Gülüyoruz, sarılıyoruz, öpüyoum. O da öpüyor..
Oyyy o öpüşü var kiiii.. Anlatılmaz yaşanır.
İşte fıttırık kızımdan kareler.
Sevgiler.
Kızım büyüyor, bende öyle..
Büyüdüm büyüdüm bende anne oldum, annemin gözünde hiç büyümedim, annemin gözünde ben hep çocuktum....
Geçtiğimiz iki ay Doğa Selvi'yle yaptıklarımız;
Ben haftada 3 gün işe gitmeye devam ediyorum. Kızım benim eve gelişimi sabırla bekliyor. Ancak son bir kaç seferdir evden çıkışım çok zor oluyor. Gideceğimi anlıyor ve hiç bırakmak istemiyor.
Kelimeleri arttı: Anne- Baba- Dede- Teyze- Mama- Hoppa- Haydi- Dur- Al- Atta- Allah
Söylediğimiz çoğu şeyi anlayıp, komutları yerine getiriyor.
Kendi kendine oyunlar geliştiriyor. Yatağın arkasına eğilerek saklanıp, ayağa kalkıp bizi şaşırtıyor.
Geçen gün benim daha önce giydiğim panduflarımı alıp getirdi ve ayağıma giydirmeye çalıştı. Bugün de babasına aynı şeyi yaptı.
Kendi pis bezini altı değiştikten sonra mutlaka alıp çöpe kendisi atmak istiyor. Tabi bir süre çöp kutusunun içini inceleyip karıştırmak istiyor ama napalım:)
Ayrıca kakasını yapınca soruyorum," kaka yaptın mı? "diye. Eliyle gösteriyor ve beni temizlemem için odasına götürüyor.
Geçen günde elimden tutup odasına götürdü ve emmek istediğini anlattı bana. Yatağa yatıcakmışım o da ayakta emicekmiş:) Fantazi yapıyor çocuk...
Çok hareketli ve çok duygusal... Nasıl böyle olabiliyor inanamıyorum. Hayır kelimesinden hiç hoşlanmadığı gibi, özellikle babası ya da tanımadığı biri "hayır" dediğinde içleniyor ve ağlamaya başlıyor. Birden dudak sarkıyor ve yaşlar dökülüyor:( Ne yapıcaz onu düşünüyoruz kara kara. Artık kural koyma vaktimiz geldi, hatta geçti bile...
Ben kararsızım. 3 yaşına kadar özgür çocuk, sonsuz sevgi, hoşgörü, keşfedebileceği her şeyi sunmak bir yanda. Ancak artık her şeyi anlamaya ve kullanmaya da başladı, sınırları bilmesi gerekiyor.. Sınır ve kural koymamın ona olan sevgimi azaltmadığını göstermeye çalışıyorum. Bir şeye hayır dediğimde hemen farklı bir oyun geliştirip, dikkatini dağıtıyorum, ve özellikle eğlendiriyorum. Gülüyoruz, sarılıyoruz, öpüyoum. O da öpüyor..
Oyyy o öpüşü var kiiii.. Anlatılmaz yaşanır.
İşte fıttırık kızımdan kareler.
Sevgiler.
22 Kasım 2012 Perşembe
Hasta bir annenin en mutlu anı...
Doğa Selvi uyudu ve ben sütlü kahvemi aldım, üzerimde battaniye, dizimde lap top, koltukta mayışıyorum. Allahım hastayken ne güzel geliyor dinlenmek yarım saatte olsa. Sonra Işıl da geldi ikimiz birikte örttük ayaklarımızı birlikte oturduk:)
18 Kasım 2012 Pazar
İlk adımlar, sözcükler...
Dün akşam ve bugün Doğa Selvi bize doğru elleri bırakıp 2-3 adım atmaya başladı. Karşılıklı Canla ve Işılla oturuyoruz, elimize top vs. alıyoruz. Yürüterek birbirimize verdirmeye çalışıyoruz. Yürütme alıştırmaları...
Geçen haftadan beri de "Anne" diyor tam anlamıyla. İlk olarak 13 Kasımda söyledi. Dizlerime tutunup kafasını kaldırıp bana bakarak "Annii" dedi:)
Ve bugün telefonu elime aldığımda "Alo" dedi:)
Kulağına alıp götürüyor zaten telefonu ama konuşmuyordu.
Geçen haftadan beri de "Anne" diyor tam anlamıyla. İlk olarak 13 Kasımda söyledi. Dizlerime tutunup kafasını kaldırıp bana bakarak "Annii" dedi:)
Ve bugün telefonu elime aldığımda "Alo" dedi:)
Kulağına alıp götürüyor zaten telefonu ama konuşmuyordu.
17 Kasım 2012 Cumartesi
16 Kasım Bir İş Günü
Mağlum artık Pazartesi Salı ve Cumaları iş günleri. Bugün öğlene kadar annem baktı Doğa Selviye.
Sonra da babam ve Işıl:) Babam "dadı dede" oldum diyor. İyi bakıyor valla; sallıyor uyutuyor süt içiriyor, karnı acıktımı ekmek veriyormuş eline:)
Neyse annemlere hiç bana yaptığı gibi naz yapmıyormuş kuzum.
Ben eve gelince bir gülümsemesi var ki bitiyorum. Sonra kucağıma atılıp tuvalete gitmeme bile izin vermiyor. Bugün eve gelince Işıl "hadi anne geldi öp anneyi" dedi. Öyle bir öptü ki kuzummm... Yiyicem dudaklarını. Sonra da salonda parmağımdan tutup beni bir oyuncağının yanına götürdü ve "bas buna" der gibi parmağımı üstüne koydu. Benimle oynamayı özlemiş kuzum.
Sonra da babam ve Işıl:) Babam "dadı dede" oldum diyor. İyi bakıyor valla; sallıyor uyutuyor süt içiriyor, karnı acıktımı ekmek veriyormuş eline:)
Neyse annemlere hiç bana yaptığı gibi naz yapmıyormuş kuzum.
Ben eve gelince bir gülümsemesi var ki bitiyorum. Sonra kucağıma atılıp tuvalete gitmeme bile izin vermiyor. Bugün eve gelince Işıl "hadi anne geldi öp anneyi" dedi. Öyle bir öptü ki kuzummm... Yiyicem dudaklarını. Sonra da salonda parmağımdan tutup beni bir oyuncağının yanına götürdü ve "bas buna" der gibi parmağımı üstüne koydu. Benimle oynamayı özlemiş kuzum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
